| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Sosyal Güvenlik

Ssk soruları, Bağkur, Askerlik borçlanması, Doğum izni, cenaze yardımı, çeyiz yardımı, dul maaşı, yetim maaşı, ne zaman emekli olabilirim, emekli sandığı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı

3 "gss" etiketi kullanan gönderi "gss" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

İşçi Maaşları Bankadan Ödenecek


Kayıt dışı ile mücadele kapsamında önemli bir düzenleme daha hayata geçiyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yaptığı son toplantıyla maaşları elden verme uygulamasını bitirecek düzenlemenin 1 Ocak 2009'da yürürlüğe girmesini kararlaştırdı.

Toplantıda, uzun tartışmaların ardından 50 işçi olarak hesaplanan, daha sonra 30'a indirilen maaşların bankadan yatırma zorunluluğu 10 işçiye indirildi. Buna göre, 10 işçi çalıştıran işveren bile maaşları bankaya yatıracak. Uygulama sayesinde sigortasız işçi çalıştırmak ve vergi kaçırmak zorlaşacak. SGK Başkan Vekili Fatih Acar, düzenlemenin sağlıklı işleyebilmesi için çağrıda bulundu: "Toplumun tüm kesimlerinden destek bekliyoruz."

1 Ekim'de yürürlüğe giren Genel Sağlık Sigortası (GSS) ile ilgili değerlendirmelerde bulunan SGK Başkan Vekili Fatih Acar, kayıt dışıyla mücadele için önemli bir adım atıldığını söyledi. 2008-2009 yılını kayıt dışıyla mücadele yılı ilan ettiklerine dikkat çeken Acar, "Ücretlerin bankalar aracılığıyla yatırılması zorunluluğu getirdik. 50 işçi yerine 30 işçi çalıştıran tüm işyerlerinin işçi maaşlarını bankadan yatırması zorunluluğu getirdik. Etkili olması için bunu 10 işçiye düşürdük. 2009'dan itibaren maaşlar elden değil bankadan yatırılacak." dedi. Uygulamayla, sigortasız işçi sayısını azaltmak istediklerini belirten Acar, işveren, işçi ve sivil toplum kuruluşlarından bu konuda duyarlılık beklediğini ifade etti.

GSS ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Acar, sigortacılık ve genel sağlık sigortacılığı anlamında tarihi değişikliklerin vatandaşın yaşamana girdiğini dile getirdi. Acar, "Nüfusun tamamına eşit, adil, kolay, erişilebilir sağlık sistemini hayata geçirdik. Vatandaşa verilen haklar gelişmiş Avrupa ülkesinin ötesinde kolaylıklar sağlıyor. 18 yaş altındakiler olduğu gibi vatansız ve sığınmacıları dahi sosyal güvenlik şemsiyesi altına aldık. Anne babasının sigortalı olup olmadığına bakılmaksızın 18 yaş altındakiler sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek." diye konuştu.

GSS'nin işlemesi bakımından ana kriterin brüt asgari ücret olduğunu kaydeden Acar, geliri brüt asgari ücretin 3'te 1'inden az olanların primlerini devletin yatıracağını söyledi. Asgari ücretin 3'te 1'inin üzerinde ve asgari ücret arasındakilerin 24 YTL prim yatıracağına işaret eden Acar, tarihi bir değişiklik hakkında bilgi verdi: "Bakmakla yükümlü olduğu kişiler değil de kişi bazlı bir düzenleme geliyor. 4 kişilik bir ailenin kişi bazında geliri hesaplandığından, geliri 202 YTL'nin altında olanlar 4 ile çarpılacak. 800 YTL'nin altında olan bir ailenin bireyleri devlet tarafından GSS içine alınacak."

Yurt dışında tedavi imkanıyla ilgili yaşanan sıkıntıların giderileceğine vurgu yapan Acar, sağlık hizmetinden yararlanma sürelerinin kısaldığına işaret etti. Acar, çalışan SSK'lılar için 90 gün, bakmakla yükümlü olduğu eşi ve çocukları için 120 gün, Bağ-Kurlular için 240 gün olan prim yatırma şartlarının 30 günde sabitlendiğine dikkat çekti.

Daha önce 1 kuruş dahi prim borcu olan Bağ-Kurluların hastanede tedavi olamadığını dile getiren Acar, yeni düzenlemeyle borcu olsa bile sağlık imkanlarından yararlanma imkanı getirildiğine vurgu yaptı. 3 milyon 400 bin esnaf ve yakınlarını ilgilendiren bu yenilikle 60 gün prim borcu olan esnafın sağlık imkanlarından yararlanma imkanına kavuştuğunu aktaran Acar, işsiz kalanların da 90 gün süreyle sağlık hizmetlerinden yararlanabileceğini belirtti. Meslek hastalıkları, analık hallerinde geçici iş göremezlik ödeneği alamayan esnaf ve yakınlarına bu hakkın verildiğini aktaran Acar, basamak sisteminin kaldırıldığını, yerine brüt asgari ücret ve onun altı katına kadar prim ödeme imkanıtanındığını aktardı.

SAĞLIK HARCAMALARI 7 AYDA 14.8 MİLYAR YTL OLDU

Sağlıkta vatandaşa tanınan kolaylıklarla sağlık harcamalarında artışlar yaşandığına işaret eden Acar, "Bu senenin 7 aylık döneminde 14.8 milyar YTL'ye ulaştı. Bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24.8 artış var. Bu hakikaten dikkat çekici bir artış. Özel ve üniversite hastanelerinde yüzde 70 civarında. Bunu kontrol etmemiz gerekiyor." tespitinde bulundu.

Suiistimallerin önlenmesi açısından kısıtlayıcı kurallar getirdikleri bilgisini veren Acar, mükerrer ödemeleri, gereksiz film çekimlerini önleyecek yazılımlar geliştirdiklerini belirtti. Acar, 16 ilde yapılan özel ve kamu hastanesi kontrollerinin bundan sonra yılda 3 kez yapılacağını sözlerine ekledi.

(CHA)

Genel Sağlık Sigortası (GSS) Dün Başladı


GSS dün başladı

1 Ekim 2008 günü itibarıyla ülkemizde ilk defa GSS (Genel Sağlık Sigortası) başladı. Bu uygulama ile artık iki kesim hariç herkes GSS’li olacak, GSS’den kurtulmuş birinci kesim milletvekilleri ikinci kesim de ülkemizde 1 yıldan daha az kalan yabancılar yani turistlerdir. Yabancılar ile milletvekilleri dışında 70 milyonun tamamı GSS’li ve bundan sonraki günlerde GSS’nin kazıklarını tek tek hissetmeye başlayacaksınız. İlk kazık ise dün başladı. Muayene paraları zamlandı.

1-Muayene parası 10 YTL oldu

29 Eylül 2008 Pazartesi günü Resmi Gazete’de yayınlanan SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) gereğince muayene ücretleri en az yüzde 50 en fazla da yüzde 500 oranında zamlandı. 30 Eylül 2008 gününe kadar muayene ücretleri nereye giderseniz gidin sadece 2 YTL iken şimdi, devlet hastanelerinde 3 YTL, eğitim ve araştırma hastanelerinde 4, üniversitelerde 6, özel hastanelerde ise 10 YTL oldu. Tüp bebek uygulamasında ise ilk denemede yüzde 30, ikinci denemede yüzde 25 oranında katılım payı ödenecektir.

2- İsteğe bağlılar mecburen GSS primi ödeyecekler

İsteğe bağlı sigorta primi ödüyorum, sağlık yardımlarımı da eşimden veya çocuklarımdan veyahut da anam-babam üzerinden alıyorum devri bitti. 1 Ekim’den itibaren isteğe bağlı sigortaya prim ödemenin birinci şartı önce GSS primini ödemekten geçecek. Mesela, SSK’ya isteğe bağlı sigorta primi en az asgari ücretin yüzde 25’i (159,68 YTL) kadardır ve isteğe bağlı prim ödeme süresinde sağlık yardımı verilmemekte ama emekli olunca verilmektedir. Yeni durumda ise yüzde 20 emeklilik ve yüzde 12 sağlık prim oranı olarak yüzde 32’ye çıkmakta yani ödenecek en az rakam 204,38 YTL’ye yükselmektedir.

3- Part-time çalışanlar mecburen GSS primi ödeyecekler

İşyerinizde ayda 30 günden az çalışan işçileriniz var ve siz onları SSK’ya eksik günle bildiriyorsunuz, 1 Ekim gününden sonra işçileriniz sizin bildirdiğiniz gün sayısından eksik kalan günlerin GSS primlerini gidip SGK adına bankalara ödemezlerse ne kendileri ne de eş-çocukları sağlık yardımı alamayacaklar. Mesela, ayda 10 gün SGK’ya bildirilen işçiniz kalan 20 günün GSS primini ödemek zorunda. İşverenler bunu işçilerinize nasıl anlatırsınız bilmiyorum ama açıklamanız gerekir.

4- İşsizler mecburen GSS primi ödeyecekler

İŞSİz kalan çalışanlardan bazılarına, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası kapsamında işsizlik ödeneği ödenebilmektedir. Yani işsiz kalınan sürenin bir bölümünde işsizlik ödeneği alanlar olabileceği gibi alamayanlar da olabilir.

a-İşsizlik ödeneği alamayanların ödeyecekleri GSS primi

İŞSİz kaldığı halde işsizlik ödeneğine hak kazanamayan kişilerden eski adıyla SSK’lı yeni adıyla 4/A sigortalısı olanların işten ayrıldıktan sonra 10 gün daha herhangi bir prim ödemeden GSS’den yararlanmak hakları vardır. Ancak, bu işsizlerin işten ayrılma tarihinden geriye doğru bir takvim yılı için 90 günlük çalışmaları varsa bu kere 10 gün değil 90 gün daha prim ödemeden GSS’den yararlanma hakları vardır. Daha sonra her ay kendileri gidip gelir durumlarına göre GSS primi ödemek zorundadırlar. Yani bu 10 veya 90 gün sonra ise her ay GSS primi ödemeden ne kendileri ne de bakmakla yükümlü olduğu kişilere sağlık yardımı SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) tarafından verilmeyecektir.

b-İşsiz ödeneği alanların ödeyecekleri GSS primi

5510/60’IncI madde gereğince, “e) 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı Kanun gereğince işsizlik ödeneği ve ilgili kanunları gereğince kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılan kişiler,” GSS sigortalısı sayılmaktadır ve hemen takip eden 61’inci maddeye göre, “(e) bendinde sayılanlar, işsizlik veya kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya başladıkları tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve Türkiye İş Kurumu tarafından işsizlik ödeneğinin bağlandığı tarihten itibaren bir ay içinde Kurum’a bildirilir” denilerek işsizlik ödeneği ödenen dönem için işsizlerin GSS primleri de 5510 sayılı Kanun’un 106’ncı maddesiyle değişik 4447 sayılı Kanun’un 65’inci maddesine göre, İŞKUR tarafından SGK’ya ödenmektedir. Tabii işsizlik ödeneği alınan süre 6,8 veya en fazla 10 ay olabilmekte ve süre sonunda bitmektedir. Sürenin bitiminden sonra işsiz iş bulamazsa bu durumda GSS primlerini her ay kendileri gidip bankaya ödemeden ne kendisi ne de bakmakla yükümlü olduğu kişilere sağlık yardımı verilmeyecektir.

5-Yeşil karta gidenlere sürprizler var

1 Ekim’den önce kaymakamlıklara gidip yeşil kart istemekle sonra istemek arasında da dağlar kadar fark var. 1 Ekim’den önce yeşil kart başvurunuzu yapıyordunuz ve ilgililer gelir durumunuzu araştırıp ya yeşil kart veriyorlar veya vermiyorlardı. 1 Ekim’den sonra ise yeşil kart başvurusu yapanların birlikte ikamet ettikleri ailelerinin HARCAMALARI da dikkate alınarak gelirleri tespit edilecek ve çıkan rakam kişi başına 213 YTL’den çok ise kaymakamlık SGK’ya bir yazı gönderip filanca kişilerde GSS primi alın diyecek. Yani dimyata prince giderken evinizdeki bulgurdan olma riskiyle kaymakamlıklara gidiniz.

6- Kız çocukları için GSS primi ödeyeceksiniz

Şu anda kız çocukları, evli olmaması, çalışmaması ve emekli olmaması şartıyla yaşları kaç olursa olsun ana-babaları üzerinden sağlık yardımı alabilmektedirler.

Yeni dönemde ise 18 yaşını ikmal ettikleri andan itibaren (okumuyorlarsa) artık birey sayılacaklar ve ana-babaları üzerinden sağlık yardımı alamayacaklar ve ailenin gelir durumuna göre GSS primi ödenerek sağlık yardımı alabilecekler. Prim ödenmiyorsa sağlık yardımı alamayacaklar. Okuyorlarsa 18 değil 25 yaşına kadar sağlık yardımı alacaklar.

Mesela, evinizde sizinle birlikte ikamet eden 1 Ekim 1990 doğumlu kızınız var ve kızınız 1 Ekim 2008 günü 18 yaşını tamamlayacak ve aynı gün GSS Kanunu da yürürlüğe girmiş olacağından artık kızınız sizin üzerinizden sağlık yardımı-karnesi alamayacaktır. Ancak kızınız GSS kapsamı dışında da bırakılmayacaktır. SGK yani Sosyal Güvenlik Kurumu ailenizin gelirlerine bakacak ve evde yaşayan sayısına göre ailede kişi başına düşen gelir asgari ücretin üçte birinden çok ise kızınız için SGK’ya her ay GSS primi ödeyeceksiniz.

7-Milletvekilleri neden GSS’li olmadı anladınız mı?

Gördünüz işte oturandan, kalkandan, yürüyenden, koşandan, çalışandan, işsizden, çocuğundan, anasından yani ne olursanız olun ne yaparsanız yapın 70 milyonluk ülkede nüfus cüzdanlarında TC işareti olan herkes GSS primi ödeyecek. Bir kesim hariç milletvekilleri. Onlar ile yakınları GSS primi ödemeyecekler.

Öte yandan 70 milyonun tamamı 3 ila 10 YTL arasında muayene parası ödeyecek milletvekilleri ile yakınları ödemeyecekler.

Ayrıca, 70 milyonun tamamı özel hastanelere yüzde 30 oranında fark ücret ödeyecekler, milletvekilleri ile yakınları ödemeyecekler. Her hasta olan yattığı odayı beğenmezse yüzde 300 fark ödeyip özel odalarda yatabilecek ama milletvekilleri ile yakınları bu farkı ödemeyecekler.

Her hasta muayene için öğretim üyesi (doçent-profesör) yüzde 300 ücret farkı ödeyecek ama milletvekilleri ile yakınları bu farkı ödemeyecekler.

Her hasta aldığı ilaçlar için yüzde 20 katkı payı ödeyecek ama milletvekilleri ile yakınları ödemeyecekler.

Son olarak bugün 10 YTL olan muayene ücretlerinin kısa bir süre sonra 50 YTL’lere doğru gittiğini, katılım paylarının yüzde 50’lere doğru uçmaya başladığını hepimiz görecek ama gözlerimiz faltaşı gibi açılacak ama bu farkları milletvekilleri ile yakınları ödemeyecekler.

AKP’nin Halka Bayram Hediyesi SSGSS


AKP’nin halka bayram hediyesi SSGSS
Ercan Karakaya


Toplumun tüm itirazlarına rağmen bugün yürürlüğe giren SSGSS ile paran kadar sağlık hizmeti dönemi resmen başlıyor


Toplumun önemli bir bölümünün itirazlarına rağmen bugün yürürlüğe giren Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) ile sosyal güvenlik alanında yeni bir döneme giriliyor. Emeklilik yaşından, prim ödeme gün sayısına, sağlık alanında getirdiği değişikliklerle bir çok şeyi değiştirecek olan yasa, çalışma hayatında da bir çok yeniliği beraberinde getirecek. SSGSS’nin uygulamaya girmesiyle AKP’nin halka bayram hediyesi, geleceğin karartılması oldu. Dr. Osman Öztürk bugün yürürlüğe giren yasayla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Öncelikle bu yasa söylendiği gibi tüm toplumu kapsıyor mu?
Genel Sağlık Sigortası (GSS) isminden de anlaşılacağı gibi tüm toplumu kapsayacak bir sağlık sigorta sistemi olarak anlaşılıyor. Yasaya da baktığımız zaman tanım açısından gerçekten bütün nüfusu kapsıyor. Çalışanları, işverenleri, bağımsız çalışanları, kendisi prim ödeyenleri, Türkiye’de bir yıldan fazla ikamet eden yabancıları bile kapsıyor tanıma göre. Yasaya göre vatani görevini yapan er ve erbaşlarla, yabancı ülkede sigortalı olanlar veya Türkiye’de bir yıldan daha az süredir bulunanlar GSS’nin dışında kalacak. Diğerleri GSS’li olacak. Ama yasayı biraz daha derinden ve analitik okumaya başladığımızda işsizlerin işsizlik sigortası tarafından primi ödenecek deniyor ama işsizlik sigortasından yararlanamayan işsizler ne olacak bunun karşılığı yok. Türkiye’deki işsizlerin çoğu işsizlik sigortasından yararlanamıyor. Kayıt dışı çalışanlar, enformen sektörlerde çalışanlar nasıl GSS’li olacak diye baktığımızda bunların da aslında kapsama giremeyeceğini görüyoruz. Primini ödeyemeyen esnaflar, çiftçiler nasıl yararlanacak diye baktığımız da onların da aslında GSS dışında kalacağını görüyoruz. Son zamanlarda güncel olan, eskisinden farklı olarak 18 yaşını dolduran bekar kız çocukları eğer çalışmıyorlarsa (Eskiden yaşam boyuda olsa annelerinin babalarının sigortasından yararlanabiliyorlardı) GSS’den faydalanamayacaklar. Bu biçimiyle baktığımız zaman GSS’nin daha baştan kendi iddiasını yani genel olma, tüm toplumu kapsama iddiasını gerçekleştirmesi pek mümkün gözükmüyor. Onun için bunun adı Genel Sağlık Sigortası mı yoksa ‘Sınırlı Sağlık Sigortası mı’ hep birlikte göreceğiz.

Yasayı incelediğimiz zaman belirli maddelerin arasına sıkıştırılmış ‘İstisnai sağlık hizmetleri’ ‘otelcilik hizmetleri’ gibi tanımlamalar görüyoruz. Bunlar ne anlama geliyor?
Bu yasanın en önemli bölümü zaten az önce bahsettiğim tanım bölümleri değil. Tanımda kapsam ve içerik açısından özel bir sıkıntı yok. Düzgün uygulanırsa bütün hizmetleri verirsiniz. Kapsayacağı nüfus açısından sorun var ama onu da başka yollardan halledebilirsiniz fakat bu yasayla birlikte şimdiye kadar Türkiye’de sosyal güvenlik mevzuatında hiç olmayan bir takım ödemeler geldi. Sigortalıların şimdiye kadar parasız aldıkları bir takım hizmetler için artık para ödemesi gerekiyor. Bunların bir tanesi öğretim üyesi farkı. Öğretim üyesine şu anda da ücret ödeniyor ama o daha farklı koşullardaydı, şimdi sigorta mevzuatına girdi. Standardın üzerindeki otelcilik hizmetleri için belirlenen fiyatın üç katına kadar ücret istenecek ve bunlar az rakamlar olmayacak ve bütün vatandaşlardan istenecek. Otelcilik hizmeti nedir diye bakıyoruz, temizlik midir? Temizlik için hastanelerde standart olamaz herkesin odası temiz olmalı. Isıtma mı? Parasız hastanın odasının ısıtmasını kesmek olmaz. Yemek herkesin odasına getirilir. Belki burada olacak değişiklikler. Parasını ödeyemeyen kuru fasulye-pilav parayı veren portakallı ördek yiyecek. Çocuklar için nasıl olacak bunu tahmin etmek istemiyorum. Fakirin çocuğunun menüsü zenginin çocuğunun menüsü. Daha önemlisi kalacağınız odanın yatak sayısı. Eğer yetkililer ‘ben 4 kişinin kaldığı odanın parasını öderim, 2 kişinin, 1 kişinin kaldığı odanın parasını ödemem derse vatandaş çok para ödemek zorunda kalacak. İnsan vicdanını rahatsız edecek şeyler bunlar. Deniyor ki lüks hizmet istiyorsa karşılığını versin. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı hastaneye düşmüş dertleri var. Yardımı muhtaç tek kişilik bir odada kalması çok insani bir şey zaten o da mümkünse olur. Şimdiye kadar vardı bu daha fazla ihtiyacı olan, ameliyattan çıkan hastayı tek kişilik odaya koyardınız rahat olsun diye. Şimdi bunun normal bir talep olmadığı paran varsa bu hizmeti alabileceğin söyleniyor. Yine yasayla getirilen ‘istisnai sağlık hizmetlerinde’ yüzde 300’e kadar para alabilecek özel hastaneler. Nedir bu diye bakıyorsunuz; hayati tehlikesi olmayan ve alternatifi bulunan sağlık hizmeti diyor. Tıpta hiç okumadık böyle bir şey bize böyle bir şey öğretmediler. Nasıl yorumlanacak bilemiyoruz. Bir çok şey bu şeyin içine sokulabilir. Hangi hastalığın hayati olup olmadığını bilemezsiniz, diş apsesinden, nezleden insanlar ölebiliyor. O yüzden istismara çok açık bir şey. Bunu kullanarak da vatandaştan bir sürü para alacaklar. Bakanın ve bürokratların verdiği bir iki örnek var; safra kesesi ameliyatı eğer kapalı olursa para ödersin. Bir hekim olarak isyan edesim geliyor. Hasta bana gelecek diyeceğim ki; ‘Şu kadar para yatırırsan acısız kanamasız kapalı usul ameliyat ederim. Yarın çıkarsın, bir hafta sonra da istediğin gibi gezersin. Parayı yatıramazsan o zaman yukardan aşağı karnını keserim, 1 hafta yatarsın, 4 haftada evde yatarsın’ yani bu nasıl bir mantık anlayamıyorum. Bu AKP usulü bir şey herhalde ‘kes boşalt’. Böyle bir şey olmaz bu da çok gayri insani bir şey. Özel hastanelerde keza istisnai olsun olmasın bütün sağlık hizmetlerinden ek bir para alınacak. Bu da ilginç aslında. 2006’da çıkan yasa da yoktu, 2008’de konuldu. Ama yasanın propagandasını ‘hiçbir hak kaybı oymayacak’ diye yapmışlardı. Her yerde ‘vatandaş beş kuruş ödemeyecek’ dediler. Şimdi belirlenen ücretin yüzde 100’ü kadar para alabilecekler. Buna bir takım filtreler getirdiler. Tavanı Bakanlar Kurulu belirleyecek. Bu sene yüzde 30 belirlediler. İki ay sora bir genelgeyle tavanı en yükseğe çekebilirler. Özel sağlık sektörü Türkiye’de çok gelişti. Anadolu’da illerin hepsinde bir çok özel hastane kuruldu ve devlet hastanesinde verilmeyen bir çok hizmet özelde veriliyor ve hasta mecbur olarak özele gitmek zorunda kalıyor. Devlet hastanesinde o uzmanlık dalı yok ya da ameliyat yapılmıyor. Ya kalkıp İstanbul’a geleceksiniz ya da özele gideceksiniz o zamanda yüzde 100’e kadar para alınacak. Bunlar bugüne kadar olmayan ödeme biçimleriydi. Bu bakımdan bakınca hastalar için yük ve ek harcamalar yapılacak bir döneme giriliyor. Ödeyemeyenlerin ne yapacağı ise bilinmiyor. Göründüğü gibi hasta bir kısım sağlık hizmetini alamayacak bir kısmını da çok kötü koşullarda alacak. Daha önce bu ek ücret yoktu. Bakanlar Kurulu yüzde 30’da kısıtladı ancak özel hastaneler bu oranın yükseltilmesini istiyor ve yoksa ‘vatandaş iyi hizmet alamaz’ diyor. Bu nasıl bir şey? Sağlıkta kaliteli kalitesiz hizmet tartışması olabilir mi, bu mümkün mü? Ben bir hekim olarak bana gelen vatandaş para ödemedi diye ona kalitesiz hizmet verebilir miyim? Bu en büyük hekimlik suçudur. Parası hiç olmayana sağlık hizmeti vermemek anlamına geliyor bu.

1 Ekim’den sonra hastane kapılarında kimsenin kalmayacağı, parasını ödemedi diye kimsenin hastanede rehin kalmadığı bir dönem mi başlıyor yoksa bunlar daha da yaygınlaşacak mı?
Ağustos sonunda GSS ile ilgili bir yönetmelik yayınlandı. Kanuna yönetmeliğe bakıyorsunuz uygulama konusunda ayrıntılı bir tanım yok. Şimdi tebliğ çıkacak orada göreceğiz. O yüzden ayrıntı düzenleme önemli olan. Onlar hala belirsiz. Ama gözüktüğü kadarıyla 1 Ekim’den sonra her şeyin kötüye gideceğini yada iyiye gideceğini söyleyemeyiz. Ama daha uzun sürede baktığımızda herkes her istediği sağlık hizmetini almayacak. Şimdi rehin kalma diye bir şey olmayacak çünkü hastaneye giremeyecek. Çünkü girişte bakılacak primi ödenmiş mi, prim borcu var mı ona göre alınacak. Asıl sıkıntı GSS’nin kendi iddialarını gerçekleştirecek gibi gözükmüyor. 60 yıldır bu ülkede sağlıkta sorunları çözülecek deniyor. Bu hükümette bunu söyledi. Her şey düzelecek dedi. Şimdi göreceğiz ama benim gördüğüm kadarıyla hiçbir şey düzelmeyecek. Tersine bahsettiğim ilave ücretle sınırlamaları yaşayacağız. Muhtemelen yüzde 30 katılım payı yerel seçimlerden sonra yukarı çekilecek.


Son olarak anlattıklarınız üzerinden bu yasa kimin yasası diyebiliriz?
En temel olarak yasanın mantığında şöyle bir sıkıntı var. Türkiye’de daha önceden sosyal güvenlik kurumları sağlık hizmetlerini iki biçimde veriyordu. SSK kendi hizmetlerini veriyordu. Emekli Sandığı ve Bağ-Kur çok ihtiyaç duyduğu hallerde özel hastanelerden hizmet alıyordu ama genel olarak devlet hastaneleri ve üniversite hastanelerinden hizmet alıyordu. Bu nedenle sigortalar kamu sağlık kurumlarını muhatap alıyorlardı. Bu yasaya göre kamu ve özel sağlık sektörü eşit duruma geldi. Ortada bir havuz var ve herkesin primiyle ve katılım payıyla doluyor ve kamu hastanesi de özel hastane de o havuzdan hizmet vererek parasını alıyor.


Aslında yarış başladı. Piyasa koşullarında kamu ve özel arasındaki yarışın sonucu bellidir. Kamu sektörünün piyasa koşullarında yarışmayı kazanma şansı o bildik hikayedeki kaplumbağanın şansı kadar bile değildir. Ortada o kadar büyük para varken tavşan uyumaz. Özel sağlık sektörü kendi politikalarıyla daha öne geçecek daha da büyüyecek. Bu koşullarda kamu daha da gerileyecek. Vatandaş artık özel sağlık sektörünün karşısında yalnız başına kalacak. Bunu hep birlikte yaşayacağız. Bu işlerden kârlı çıkan özel sağlık şirketleri olacak.
Zaten yasa çıkmadan önce de AKP’nin 6 yıllık iktidarında özel sağlık sektörü 80 yılda bu kadar hızlı gelişmemişti. 80 yıldaki gelişmeyi 2’ye katladı. Bunların içinde kim daha çok kazanıyor iktidara yakın olan kazanıyor. Bunun gerçek kazananı ilaç şirketleri, çünkü yasa ilaç tüketimini artıracak. Türkiye’de giderek yabancı ortaklara giren özel sağlık sektörü kazançlı çıkacak. Muhtemelen bir süre sonra bu özel hastaneler zincirler kurup yabancı ortaklıklar kuracaklar. Hekimlikle ilgisi olmayan yatırımcı, girişimci; nalburluğu, inşaatçılığı bırakıp özel hastane açtılar. Tek kazanan onlar olacak. (İstanbul/EVRENSEL)



Harcamaları ceplerinden karşılayacaklar
Yasaya göre primini ödeyenler, bütün sağlık hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanabilecekler mi?
Dünyadaki GSS uygulamalarında en çok karşılaşılan sorunlardan birisi az önce bahsettiğim nüfusun tamamını kapsamamasıdır. İkincisi de nüfusun geniş bir kesimini kendi şemsiyesi altına alsa, kapsasa bile sağlık harcamalarının tamamını veya önemli bir bölümünü karşılamamasıdır. Güney Kore’de bunu bir örneği var. 2002 yılında yapılan bir çalışmada nüfusun yüzde 97’si GSS kapsamında. Ama sağlık için yapılan harcamalara baktığımız zaman yaklaşık yarısını GSS karşılıyor, yarısını vatandaş kendi cebinden yapıyor. Türkiye’de yasaya baktığımızda mevcut Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK’da ne tür sağlık hizmetleri veriliyorsa GSS’ye de bunlar konuldu. Yani estetik amaçlı yapılan cerrahi girişimler bunun dışında tutuldu. Sağlık Bakanlığı’nın tıbbi hizmet veya ürün olarak tanımlamadığı işler kapsam dışında tutuldu. Birde yabancı ülke sigortalılarından eğer tespit edilen bir hastalığı eskiye dayanıyorsa ‘kapsam dışıdır’ denildi. Üçüncüsü belki tartışılır ama ilk ikisinde tartışılacak bir şey yok. Baktığımız zaman yasaya tanımlandı ama bu nasıl hayata geçirilecek. Yasada bir madde var 64. madde. Bütün bu tanımlanan sağlık hizmetlerinden hangilerinin ne zaman ne miktarda verileceğini kurum belirleyecek. Bir diğeri ise aslında bütün bu GSS dahil olmak üzere yapılanlar hükümetin sağlık reformu dediği paketin bir parçası. GSS bunun bir ayağı. Asıl geniş paket Sağlıkta Dönüşüm Programı. Oraya baktığımızda şunu görüyoruz; GSS kurulacak bir temel teminat paketi belirlenecek onun dışında kalanları ya cebinden ya özel sigortayla ödeyecek. Bu durumda eğer kurum sağlık hizmetlerinin verilme süresini, miktarlarını, biçimlerini, ödemelerini belirleme yetkisini bir biçimde kullanacak olursa bir çok hastalığın GSS’nin dışına çıkması söz konusu olacak. Yasa böyle değil ama buna açık. Uygulamada göreceğiz. O zaman GSS değil olsa olsa ‘Asgari Sağlık Sigortası’ diyebiliriz. Yani siz prim ödeseniz bile GSS kapsamında bütün hizmetleri alamayacaksınız. Cebinizden para ödeyeceksiniz. Yarın Sosyal Güvenlik Kurumu bir çok hizmeti dışarıda tutuyorum diyebilir. O zaman GSS değil Asgari Sağlık Sigortasına dönüşme tehlikesi var. Keza 2006’da çıkan 5510 sayılı yasada yoktu. Nisan 2008’de çıkan yasaya bir madde konuldu çok ilginç bir madde. Özel sağlık sigortası tamamlayıcı veya destekleyici özel sağlık sigortalarının nasıl olacağı ve işleyeceğine dair Hazine Müsteşarlığı tarafından kurumun görüşü alınarak bir düzenleme yapılacak. Buradan anlıyorsunuz ki GSS tüm harcamaları kapsamayacak. Yoksa neden özel sigorta koymuşlar. O açıdan da bakınca GSS değil ‘Özel Sağlık Sigortası’. Buralara doğru evrilme tehlikesi var ve burada yasal bir koruma yok da yok.