| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Sosyal Güvenlik

Ssk soruları, Bağkur, Askerlik borçlanması, Doğum izni, cenaze yardımı, çeyiz yardımı, dul maaşı, yetim maaşı, ne zaman emekli olabilirim, emekli sandığı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı

8 "genel sağlık sigortası" etiketi kullanan gönderi "genel sağlık sigortası" etiketi kullanan diğer içerikler resimler, videolar

Genel Sağlık Sigortası (GSS) Dün Başladı


GSS dün başladı

1 Ekim 2008 günü itibarıyla ülkemizde ilk defa GSS (Genel Sağlık Sigortası) başladı. Bu uygulama ile artık iki kesim hariç herkes GSS’li olacak, GSS’den kurtulmuş birinci kesim milletvekilleri ikinci kesim de ülkemizde 1 yıldan daha az kalan yabancılar yani turistlerdir. Yabancılar ile milletvekilleri dışında 70 milyonun tamamı GSS’li ve bundan sonraki günlerde GSS’nin kazıklarını tek tek hissetmeye başlayacaksınız. İlk kazık ise dün başladı. Muayene paraları zamlandı.

1-Muayene parası 10 YTL oldu

29 Eylül 2008 Pazartesi günü Resmi Gazete’de yayınlanan SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) gereğince muayene ücretleri en az yüzde 50 en fazla da yüzde 500 oranında zamlandı. 30 Eylül 2008 gününe kadar muayene ücretleri nereye giderseniz gidin sadece 2 YTL iken şimdi, devlet hastanelerinde 3 YTL, eğitim ve araştırma hastanelerinde 4, üniversitelerde 6, özel hastanelerde ise 10 YTL oldu. Tüp bebek uygulamasında ise ilk denemede yüzde 30, ikinci denemede yüzde 25 oranında katılım payı ödenecektir.

2- İsteğe bağlılar mecburen GSS primi ödeyecekler

İsteğe bağlı sigorta primi ödüyorum, sağlık yardımlarımı da eşimden veya çocuklarımdan veyahut da anam-babam üzerinden alıyorum devri bitti. 1 Ekim’den itibaren isteğe bağlı sigortaya prim ödemenin birinci şartı önce GSS primini ödemekten geçecek. Mesela, SSK’ya isteğe bağlı sigorta primi en az asgari ücretin yüzde 25’i (159,68 YTL) kadardır ve isteğe bağlı prim ödeme süresinde sağlık yardımı verilmemekte ama emekli olunca verilmektedir. Yeni durumda ise yüzde 20 emeklilik ve yüzde 12 sağlık prim oranı olarak yüzde 32’ye çıkmakta yani ödenecek en az rakam 204,38 YTL’ye yükselmektedir.

3- Part-time çalışanlar mecburen GSS primi ödeyecekler

İşyerinizde ayda 30 günden az çalışan işçileriniz var ve siz onları SSK’ya eksik günle bildiriyorsunuz, 1 Ekim gününden sonra işçileriniz sizin bildirdiğiniz gün sayısından eksik kalan günlerin GSS primlerini gidip SGK adına bankalara ödemezlerse ne kendileri ne de eş-çocukları sağlık yardımı alamayacaklar. Mesela, ayda 10 gün SGK’ya bildirilen işçiniz kalan 20 günün GSS primini ödemek zorunda. İşverenler bunu işçilerinize nasıl anlatırsınız bilmiyorum ama açıklamanız gerekir.

4- İşsizler mecburen GSS primi ödeyecekler

İŞSİz kalan çalışanlardan bazılarına, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası kapsamında işsizlik ödeneği ödenebilmektedir. Yani işsiz kalınan sürenin bir bölümünde işsizlik ödeneği alanlar olabileceği gibi alamayanlar da olabilir.

a-İşsizlik ödeneği alamayanların ödeyecekleri GSS primi

İŞSİz kaldığı halde işsizlik ödeneğine hak kazanamayan kişilerden eski adıyla SSK’lı yeni adıyla 4/A sigortalısı olanların işten ayrıldıktan sonra 10 gün daha herhangi bir prim ödemeden GSS’den yararlanmak hakları vardır. Ancak, bu işsizlerin işten ayrılma tarihinden geriye doğru bir takvim yılı için 90 günlük çalışmaları varsa bu kere 10 gün değil 90 gün daha prim ödemeden GSS’den yararlanma hakları vardır. Daha sonra her ay kendileri gidip gelir durumlarına göre GSS primi ödemek zorundadırlar. Yani bu 10 veya 90 gün sonra ise her ay GSS primi ödemeden ne kendileri ne de bakmakla yükümlü olduğu kişilere sağlık yardımı SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) tarafından verilmeyecektir.

b-İşsiz ödeneği alanların ödeyecekleri GSS primi

5510/60’IncI madde gereğince, “e) 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı Kanun gereğince işsizlik ödeneği ve ilgili kanunları gereğince kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılan kişiler,” GSS sigortalısı sayılmaktadır ve hemen takip eden 61’inci maddeye göre, “(e) bendinde sayılanlar, işsizlik veya kısa çalışma ödeneğinden yararlanmaya başladıkları tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı sayılır ve Türkiye İş Kurumu tarafından işsizlik ödeneğinin bağlandığı tarihten itibaren bir ay içinde Kurum’a bildirilir” denilerek işsizlik ödeneği ödenen dönem için işsizlerin GSS primleri de 5510 sayılı Kanun’un 106’ncı maddesiyle değişik 4447 sayılı Kanun’un 65’inci maddesine göre, İŞKUR tarafından SGK’ya ödenmektedir. Tabii işsizlik ödeneği alınan süre 6,8 veya en fazla 10 ay olabilmekte ve süre sonunda bitmektedir. Sürenin bitiminden sonra işsiz iş bulamazsa bu durumda GSS primlerini her ay kendileri gidip bankaya ödemeden ne kendisi ne de bakmakla yükümlü olduğu kişilere sağlık yardımı verilmeyecektir.

5-Yeşil karta gidenlere sürprizler var

1 Ekim’den önce kaymakamlıklara gidip yeşil kart istemekle sonra istemek arasında da dağlar kadar fark var. 1 Ekim’den önce yeşil kart başvurunuzu yapıyordunuz ve ilgililer gelir durumunuzu araştırıp ya yeşil kart veriyorlar veya vermiyorlardı. 1 Ekim’den sonra ise yeşil kart başvurusu yapanların birlikte ikamet ettikleri ailelerinin HARCAMALARI da dikkate alınarak gelirleri tespit edilecek ve çıkan rakam kişi başına 213 YTL’den çok ise kaymakamlık SGK’ya bir yazı gönderip filanca kişilerde GSS primi alın diyecek. Yani dimyata prince giderken evinizdeki bulgurdan olma riskiyle kaymakamlıklara gidiniz.

6- Kız çocukları için GSS primi ödeyeceksiniz

Şu anda kız çocukları, evli olmaması, çalışmaması ve emekli olmaması şartıyla yaşları kaç olursa olsun ana-babaları üzerinden sağlık yardımı alabilmektedirler.

Yeni dönemde ise 18 yaşını ikmal ettikleri andan itibaren (okumuyorlarsa) artık birey sayılacaklar ve ana-babaları üzerinden sağlık yardımı alamayacaklar ve ailenin gelir durumuna göre GSS primi ödenerek sağlık yardımı alabilecekler. Prim ödenmiyorsa sağlık yardımı alamayacaklar. Okuyorlarsa 18 değil 25 yaşına kadar sağlık yardımı alacaklar.

Mesela, evinizde sizinle birlikte ikamet eden 1 Ekim 1990 doğumlu kızınız var ve kızınız 1 Ekim 2008 günü 18 yaşını tamamlayacak ve aynı gün GSS Kanunu da yürürlüğe girmiş olacağından artık kızınız sizin üzerinizden sağlık yardımı-karnesi alamayacaktır. Ancak kızınız GSS kapsamı dışında da bırakılmayacaktır. SGK yani Sosyal Güvenlik Kurumu ailenizin gelirlerine bakacak ve evde yaşayan sayısına göre ailede kişi başına düşen gelir asgari ücretin üçte birinden çok ise kızınız için SGK’ya her ay GSS primi ödeyeceksiniz.

7-Milletvekilleri neden GSS’li olmadı anladınız mı?

Gördünüz işte oturandan, kalkandan, yürüyenden, koşandan, çalışandan, işsizden, çocuğundan, anasından yani ne olursanız olun ne yaparsanız yapın 70 milyonluk ülkede nüfus cüzdanlarında TC işareti olan herkes GSS primi ödeyecek. Bir kesim hariç milletvekilleri. Onlar ile yakınları GSS primi ödemeyecekler.

Öte yandan 70 milyonun tamamı 3 ila 10 YTL arasında muayene parası ödeyecek milletvekilleri ile yakınları ödemeyecekler.

Ayrıca, 70 milyonun tamamı özel hastanelere yüzde 30 oranında fark ücret ödeyecekler, milletvekilleri ile yakınları ödemeyecekler. Her hasta olan yattığı odayı beğenmezse yüzde 300 fark ödeyip özel odalarda yatabilecek ama milletvekilleri ile yakınları bu farkı ödemeyecekler.

Her hasta muayene için öğretim üyesi (doçent-profesör) yüzde 300 ücret farkı ödeyecek ama milletvekilleri ile yakınları bu farkı ödemeyecekler.

Her hasta aldığı ilaçlar için yüzde 20 katkı payı ödeyecek ama milletvekilleri ile yakınları ödemeyecekler.

Son olarak bugün 10 YTL olan muayene ücretlerinin kısa bir süre sonra 50 YTL’lere doğru gittiğini, katılım paylarının yüzde 50’lere doğru uçmaya başladığını hepimiz görecek ama gözlerimiz faltaşı gibi açılacak ama bu farkları milletvekilleri ile yakınları ödemeyecekler.

İşsiz Kalındığında Genel Sağlık Sigortası Primi Ödenecek Mi?


İşsiz kaldığınızda prim ödeyecek misiniz?

1 Ekim’den itibaren tam anlamıyla Genel Sağlık Sigortası (GSS) uygulamaları başlayan bu sigorta çeşidini bir özel sağlık sigortasına da benzetebiliriz ama aralarındaki en önemli fark ise birine (GSS’ye) prim ödemek zorunlu, özel sağlığa zorunlu olmamasıdır. İşsiz kalan çalışanlardan bazılarına, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası kapsamında işsizlik ödeneği ödenebilmektedir. Yani işsiz kalınan sürenin bir bölümünde işsizlik ödeneği alanlar olabileceği gibi alamayanlar da olabilir. İşsiz kaldığı halde işsizlik ödeneğine hak kazanamayan kişilerden eski adıyla SSK’lı yeni adıyla 4/A sigortalısı olanların işten ayrıldıktan sonra 10 gün daha herhangi bir prim ödemeden GSS’den yararlanmak hakları vardır. Ancak, bu işsizlerin işten ayrılma tarihinden geriye doğru bir takvim yılı için 90 günlük çalışmaları varsa bu kez 10 gün değil 90 gün daha prim ödemeden GSS’den yararlanma hakları vardır. Daha sonra her ay kendileri gelir durumlarına göre GSS primi ödemek zorundadırlar.

Yeşil Kart İçin Başvuranlar Ayrıca Prim Ödeyecekler Mi?


1 Ekim’den itibaren milletvekilleri hariç halkın tümü Genel Sağlık Sigortası (GSS’ye)’na dahil olacak. Bu arada yeşil kartlılar da 2 yıl süresince GSS kapsamında yeşil kartları ile devam edecek. Eski yasayla kişi başına aylık geliri net asgari ücret olan 457,63 YTL’nin üçte birinden (152,54 YTL’den) az geliri olanlar bu haktan yararlanıyordu. Artık bu hesaplama da değişti. Asgari ücretin netinin değil brütünün üçte biri dikkate alınacak. Yani, aylık brüt ücret olan 638,70 YTL’nin üçte birinden (212,90 YTL’den) az aylık geliri olanların GSS primlerini devlet ödeyecek. Kısaca, 1 Ekim’den öncesi için 152,54 YTL, 1 Ekim ve sonrası için ise 212,90 yeni lira dikkate alınacak. Bugüne kadar yeşil kart müracaatlarında başvuru yapan kişinin birlikte ikamet ettiği ailenin gelirlerine bakılıyordu. Yeni yasa ile sadece gelirlere bakılmayacak, harcamalara da dikkat edilecek. Yani, kişinin hiç geliri yoksa bile kirada oturuyorsa ödediği kira bedeli geliri sayılacak. Hiçbir gelirim yok diyenler için ise ne yiyip ne içtikleri sorulacak ve yedikleri içtikleri gelir hanesine yazılacak. Genel Sağlık Sigortası primi ödemeyene sağlık yardımı yapılmayacak.

Emeklilik Artık Daha Zor (Yeni Sosyal Güvenlik Yasası)


Sokakta ve Meclis'te yaşanan uzun tartışmaların ardından kabul edilen sosyal güvenlik yasasında yeni dönem dünden itibaren hayata geçti. İşte yeni dönemden bazı değişiklikler:

EMEKLİ MAAŞI DÜŞECEK: Emekli aylıklarının hesaplanmasında kullanılan güncelleme katsayısı, her yıl aralıkta açıklanan TÜFE ile artırılarak hesaplanacak. Eskiden ilave edilen büyüme oranı ise yeni yasada yok.

ÖLÜM AYLIĞI: Ölüm aylığından yararlanabilmek için en az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödeme şartı aranacak. GSS prim borcu olana ölüm aylığı yok. Birden fazla ölüm aylığı alanlar, birini alabilecek.

YEŞİL KART: Hiçbir sosyal güvenlik güvencesi olmayan kişilere verilen yeşil kart, 2 yıl sonra kaldırılacak. Yeşil kartlılar GSS kapsamına alınacak.

MALULLÜK: Malullük aylığı bağlanabilmesi için en az 10 yıl sigortalı olma ve toplam 1800 gün prim ödeme şartı var.

YIPRANMA: Gazetecilerin de aralarında olduğu bazı meslek grubunun yıpranma hakkı kaldırıldı. TSK, emniyet ve MİT mensupları ile asit üretimi yapılan yerler ve demir-çelik fabrikalarında çalışanlara bir yılda 90 gün fiili hizmet zammı verilecek.

SAĞLIK PARAYLA: Genel Sağlık Sigortası sonrasında tüm vatandaşlar yeşil kartlı, memur, işçi, esnaf ayrımı olmaksızın eşit ancak paralı sağlık hizmetinden yararlanacak. Her muayene için katkı payı alınacak. Hastadan % 20 katkı talep edilebilecek.

DİŞ TEDAVİSİ: Ortodonti ve diş protezlerden yararlanmak için yaş şartı yokken yeni yasayla 18 ile 45 yaş arasındaki herkes bu tedavileri sigortası olsa bile cebinden karşılayacak. Diğerlerinden yüzde 50 katkı payı alınacak.

İŞSİZE SAĞLIK GÜVENCESİ: İşsiz sigortalıların işsizlik maaşı aldıkları süre boyunca sağlık primlerinin devletçe karşılanması yerine işsiz kalanların 10 günlük sağlık hizmetinden yararlanma hakkı getirildi.

ÇALIŞAN EMEKLİ: Tarımsal faaliyette bulunanlar hariç, yeniden çalışmaya başlayan kişilerin yaşlılık aylıkları kesilecek. SSK emeklileri, yüzde 31 ile yüzde 36.5 arasında destek primi öderse maaşları kesilmeyecek.

GSS PRİMLERİ: Aile içindeki gelirin kişi başına düşen aylık tutarı, 202.80 YTL'den az olanların primleri devlet tarafından ödenecek. Asgari ücret ile asgari ücretin 2 katına kadar gelire sahip olanlar, 73 YTL prim ödeyecek.

Sağlık Sigortasında Yeni Dönem Başladı


Her aşamasında tartışma yaratan Sosyal Güvenlik Reformu’nun özellikle sağlık ve çalışma hayatını ilgilendiren kritik maddeleri bugünden itibaren yürürlükte. Sağlık hizmetlerinde herşeyi değiştiren, çalışma hayatını sil baştan düzenleyen reform, bugün doğan bebeklerden emeklilere, çiftçiden postacıya kadar her kesimi ilgilendiriyor. Yeni sistemle 70 milyon Genel Sağlık Sigortası kapsamına alınmış oluyor.


Meclis’te kabul edildikten sonra aşama aşama yürürlüğe girmesi öngörülen yasanın 1 Ekim itibariyle (bugün) yürürlüğe giren uygulamaları şöyle:

Vatansızın, sığınmacının da sağlık güvencesi olacak
Genel Sağlık Sigortası ile tüm vatandaşlar sağlık riskleri ve sağlık harcamaları yönünden güvence altına alınacak. Vatansızlar ve sığınmacılar da dahil herkes Genel Sağlık Sigortası’ndan yararlanacak.


Bağ-Kur’luların sağlık hizmetlerinden yararlanmaları için gerekli olan 240 günlük prim gün sayısı 30 güne indirildi. Böylece çiftçiler ve esnaf, sigortalı olduktan 1 ay sonra sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek. Bağ-Kur’lu 60 günlük prim borcu bulunması halinde bile sağlık yardımlarından yararlanacak.
Diş protez bedelleri, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu’nca tespit edilecek fiyatlar üzerinden karşılanacak.

Borca bakılmayacak

İş kazası, meslek hastalığı, acil haller gibi durumlarda Bağ-Kur’lunun borcu olup olmadığına bakılmaksızın sağlık hizmeti verilecek.
SSK’lıların sağlık hizmetlerinden yararlanması için gerekli olan 90 ve bakmakla yükümlü oldukları için gerekli olan 120 günlük prim gün sayıları 30’a indirildi.
Sağlık hizmetlerinden yararlanılabilmesi için 1 yıl içinde 30 gün prim ödeme şartında, askerlik, grev gibi nedenlerle geçen süreler son 1 yıl hesabında dikkate alınmayacak.
İşten ayrılan sigortalılar, prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın 6 ay süreyle sağlık hizmetlerinden yararlanabilirken, bu süre 90 güne düştü.

Kanser tedavisi kapsamda, özel farkı azami yüzde 30
Aşılar, kanser tarama testleri gibi kişiye yönelik koruyucu sağlık hizmetleri de ilk defa sağlık sigortası kapsamına alınarak SGK tarafından karşılanacak.
Özel hastaneler, en çok yüzde 30’a kadar fark  alabilecek. 
Kamuya ait sağlık hizmeti sunucuları sadece otelcilik hizmeti ve istisnai sağlık hizmetlerinden fark ücreti alabilecek, bunun dışındaki sağlık hizmetlerinden fark ücreti alamayacak.
Ayakta tedavilerde 2 YTL katılım payı alınacak.

Özürlünün, şampiyonun sigorta primi devletten
Aile içindeki kişi başı geliri asgari ücretin üçte birinden az olanların, vatansızlar ve sığınmacıların, 65 yaş veya özürlü aylığı, şeref aylığı, vatani hizmet aylığı, terörle mücadele aylığı alanların, harp malullerinin, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından bakılan çocukların, köy korucularının, dünya ve olimpiyat şampiyonlarının Genel Sağlık Sigortası primleri devlet tarafından karşılanacak.

Yeşil kart kalkacak

Sigortalı olmayan veya ailesinde sigortalı bulunmayanlardan, aile içindeki kişi başına geliri; asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında olanlar 24 YTL, asgari ücret ile asgari ücretin iki katına kadar olanlar 73 YTL, asgari ücretin iki katından fazla olanlar 146 YTL ödeyerek sağlık hizmetlerinden istisnasız yararlanabilecek.
Yeşil Kart uygulaması 2 yıl sonra kaldırılacak.
Kısmi süreli çalışan işçiler ay içinde 30 günden eksik Genel Sağlık Sigortası primini kendisi, yoksulluğunu kanıtlarsa devlet ödeyecek.

18 yaşından küçük herkes kayıtsız şartsız sigortalı
18 yaşından küçükler, herhangi bir şart aranmaksızın sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek. Bu kapsamdakiler, 18 yaşından sonra ise kendi adlarına veya anne-babaları üzerinden Genel Sağlık Sigortası kapsamında olmaya devam edecek.


Bugünden sonra 18 yaşını dolduran kız çocukları anne-babalarının sağlık yardımından yararlanamayacak. Ancak, halen 18 yaşından büyük olup anne-babasının sigortalılığı nedeniyle sağlık hizmetlerinden yararlanmakta olanların, çalışma ve evlenme gibi hallerle durumları değişmezse bu hakları sürecek.
Bağ-Kur’lu hastanın yol ve refakatçi giderleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak. Eski uygulamada, sadece SSK ve Emekli Sandığı mensuplarının yol ve refakatçi giderleri kurumca karşılanıyordu. 


Yurt içinde yapılamayan tetkikler yurt dışında yapılabilecek.

Çalışma hayatı sil baştan
SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı devri kapandı

Bundan böyle SSK’lılar 4/a’lı, Bağ-Kur’lular 4/b’li ve Emekli Sandığı iştirakçileri 4/c’li olarak anılacak.
Bağ-Kur’lular, iş kazası ve meslek hastalığı ile analık halinde ayakta tedavilerde günlük kazancının üçte ikisi, yatarak tedavide ise yarısı oranında geçici iş göremezlik ödeneği alabilecek.
Tarım Bağ-Kur’luları ve köy muhtarlarına 15 günlük prim karşılığı 30 günlük hizmet kazanma olanağı sağlanacak. 15 günlük esas alınan prim tutarı, her yıl bir gün artırılarak 15 yıl sonra 30 gün üzerinden prim alınacak.


Bağ-Kur’lular yüzde 20 sağlık, yüzde 20 sigorta primi ödemekteyken, yeni dönemde toplamda yüzde 40 olan prim oranı yüzde 33,5’e indirilecek.
Cenaze yardımı, emzirme ve evlenme ödeneği almayan Bağ-Kur’lulara, bugünden itibaren cenaze yardımı, cenaze ödeneği ile evlenecek hak sahibi yetim kız çocuklarına aylığının 2 yıllık tutarı evlenme ödeneği verilecek.


Kadın sigortalılar, doğumdan sonra işten ayrılmış olmaları ve çocuğun yaşaması şartıyla en fazla 2 defa azami 4 yıllık süreyi borçlanabilecek.
Emekli Sandığı iştirakçilerinin eş ve çocuklarına ölüm aylığı bağlanabilmesi için en az 10 yıllık hizmet şartı aranırken, yeni dönemde 5 yıl ve daha fazla hizmeti olan iştirakçinin ölümü durumunda hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanacak.

Askerlik borçlanmasında koşullar ağırlaştı
Askerlik borçlanmasının koşulları bugünden itiraben ağırlaşacak. Mevcut uygulamada askerlik borçlanması için borçlanılacak her bir ay için asgari ücretin yüzde 20’si tutarında ödeme yapılması gerekiyorken, bugünden sonra bu oran yüzde 32’ye yükselecek. 


Ayrıca borçlanma miktarının ödenmesine ilişkin sürede kısaltılacak. Mevcut uygulamada ödemeler 6 aya kadar taksitle yapılabilirken, yeni uygulamada ödeme süresi 1 ayla sınırlı olacak.

Dileyen ‘isteğe bağlı sigortalı’ olacak
İsteğe bağlı sigortalılık uygulamasında da değişikliğe gidilecek. Eski uygulamada, isteğe bağlı sigortalı olabilmek için SSK’da bin 1080 gün (3 yıl), Emekli Sandığı’nda 3 bin 600 gün (10 yıl) çalışmış olmak gerekiyordu. Ayrıca emekli olana kadar da sağlık hizmetlerinden yararlanılamıyordu. Yeni düzenlemeyle isteğe bağlı sigortalı olabilmek için gerekli olan çalışma şartı kaldırılıyor. Artık dileyen, isteğe bağlı sigortalı olabilecek ve sigortalı olduğu sürece sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek. Bu düzenlemeyle, part-time (kısmi zamanlı) çalışanlar ile usta öğreticilere de ay içinde eksik kalan günlerini isteğe bağlı olarak tamamlayabilecek.

Sendikacının primi zorunlu

1 Ekim’den itibaren isteğe bağlı sigorta primi ödeyenlerin ve yeni ödemeye başlayacakların prim ödedikleri süreler, Bağ-Kur sigortalılığından sayılacak. İsteğe bağlı sigorta primi ödeyenler açısından, emekli olmak için gerekli prim gün sayısının artmasını gündeme getirecek.
Sendika ve konfederasyonların başkan ve yönetim kurulu üyelerinin zorunlu sigortalı sayılması nedeniyle bu kişiler için de prim ödenecek.

Gazetecinin, gemicinin ‘yıpranma zammı’ kalktı
Halen çalışmakta olan tüm sigortalıları kapsayacak şekilde, iş kazası ve meslek hastalığı nedeniyle yüzde 25 ve daha yukarı oranda sakat kalan işçilere bağlanan gelirlere uygulanmakta olan alt sınır kalktı. Böylece 1 Ekim’den sonra sakat kalan işçiye ödenecek gelir, 1 Ekim’den önce ödenen miktarın önemli oranda gerisinde kalacak.
Gazeteciler, matbaa işçileri, gemi adamları, uçuş personeli, kaynakçı, şeker sanayi çalışanları, posta dağıtıcısı gibi meslek gruplarının “yıpranma hakkı” olarak bilinen fiili hizmet süresi zammı kaldırıldı.


Kamuda çalışan işçilere yapılan ilave ödemelerden de prim kesintisi yapılacak, diğer ödemeler de prime tabi olabilecek.

Ölüm aylığı oranı düşürüldü

Çalışan ya da kurumdan aylık alan çocuksuz dul eşe bağlanacak ölüm aylığı oranı yüzde 75’ten yüzde 50’ye düşecek. İşçiler için malullük ve ölüm aylığını hak etmek için 5 yıllık sigortalılık süresini doldurmak ve 900 gün prim ödemiş olmak şartı, halen çalışanları da kapsayacak şekilde 10 yıllık sigortalılık süresini tamamlamış ve bin 800 gün prim ödemiş olma şeklinde yeniden düzenlenecek.


Mevcut uygulamada, kocanın, ölüm aylığı için gerekli prim gün sayısına sahip olmaması durumunda, eşi askerlik hizmetini borçlanabilirken, 1 Ekim’den sonra askerlik borçlanmasıyla ölüm aylığı bağlama durumu ortadan kaldırıldı.
Malullük aylığı için daha önce en az yüzde 66 çalışma gücü kaybı aranırken, yeni dönemde bu oran yüzde 60’a indirildi.

İşveren primi indirildi
1945, 1950, 1970’lerdeki yasaları ortadan kaldıran yeni düzenlemenin bugün yürürlüğe girecek bir başka uygulaması da işveren primlerindeki indirimi içeriyor.
İşverenlerin çalıştırdıkları işçilerle ilgili olarak ödeyeceği işveren sigorta primleri bugünden itibaren yüzde 25 indirimli olacak. İşverenler yanlarında çalıştırdıkları işçinin sigorta primini eskiye oranla yüzde 25 daha az ödeyecek.

İş Hayatında Yeni Dönem


Sosyal Güvenlik Kurumu, ekimde yürürlüğe girecek olan sosyal güvenlik reformu düzenlemelerinin uygulamasına açıklık getirdi



5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilişkin hükümleri Ekim ayı başı itibariyle yürürlüğe giriyor. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun söz konusu hükümlerin uygulama esaslarına açıklık getiren 15 tebliği de bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.

KİMLER HİZMET BORÇLANMASI YAPABİLECEK?
Tebliğe göre “hizmet borçlanması” kapsamında olan süreler şöyle:
-Ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile sigortalı kadının, ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihten sonra iki defaya özgü olmak üzere doğum tarihinden itibaren geçen iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine dayanarak işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması koşuluyla talepte bulunulan süreler,
-Er veya erbaş olarak silah altında veya yedek subay okulunda geçen süreler,
-Kamuda çalışanların, personel mevzuatlarına göre aylıksız izinde geçen süreleri,
-Sigortalı olmaksızın doktora öğreniminde veya tıpta uzmanlık için, yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık öğreniminde geçen süreler,
-Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal stajda geçen süreleri,
-Kamuda sigortalıyken herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına alınanlardan bu suçtan dolayı beraat edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen süreleri,
-Grev ve lokavtta geçen süreler,
-Hekimlerin fahri asistanlıkta geçen süreleri,
-Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin, istifa ettikleri tarih ile seçimin yapıldığı tarihi izleyen ay başına kadar açıkta geçirdikleri süreler.
Hizmet borçlanmalarında, 5510 sayılı Kanun veya mülga sosyal güvenlik kanunlarına göre tescil edilmiş olmak yeterli sayılacak, sigortalının kendisi tarafından yapılan başvurularda borçlanma talep tarihinde, hak sahiplerince yapılan başvurularda ise sigortalının ölüm tarihinde fiilen sigortalı olma şartı aranmayacak.

KİMLER İSTEĞE BAĞLI SİGORTALI OLABİLECEK?
İsteğe bağlı sigortalı olabilmek için uluslar arası sosyal güvenlik sözleşmelerinden doğan haklar saklı kalmak kaydıyla, Türkiye’de yasal olarak ikamet edenler ile Türkiye’de ikamet etmekteyken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde bulunan Türk vatandaşları yararlanabilecek.
Bu uygulamadan yararlanabilmek için 18 yaşını doldurmuş olma, yasaya tabi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmama veya bir hizmet akdi ile sigortalı olarak çalışmakla birlikte, ay içinde 30 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmama, kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olma koşulları aranacak.

BANKA İŞLEMLERİNDE SİGORTALILIK TESCİLİ
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda bankalar ve kamu idareleri ile diğer kuruluşların, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğü ve bu yükümlülüğe dayanarak işlem yaptığı kişilerin kimlik bilgilerinin Kuruma bildirilmesi düzenleniyor.

Buna ilişkin tebliğe göre, gerek bizzat bankaya gidilerek gerekse de internet ve telefon bankacılığı aracılığıyla ilk defa mevduat hesabı açtırılması, tüm kredi taleplerinin sonuçlandırılması, kredi kartı ve çek karnesi verilmesinde, başvuru sahibinden “meslek bilgileri” ve “çalışılan yerin unvanı ve açık adresi” bilgileri alınacak. Bu bilgiler manuel olarak yapılan işlemlerde formlara eklenecek ve internet işlemlerinde de zorunlu alan olarak bu bilgilere yer verilecek. Bu alanların doldurulmadan işlem yapılmasına izin verilmeyecek. Telefon bankacılığında da bu bilgiler alınmadan işlemler sonuçlandırılmayacak.

SİGORTALI ÇALIŞTIRAN İŞYERİNİN TESCİLİ
Sigortalı çalıştıran işverenlerin, işyeri bildirgesini, en geç sigortalı çalıştırmaya başladıkları tarihte Kuruma vermeleri gerekiyor. İşverenlerce, şirket kuruluşu aşamasında, çalıştırılacak sigortalı sayısı ile bu sigortalıların işe başlama tarihlerinin ticaret sicili memurluklarına bildirilmesi durumunda, bu bildirimler Kuruma yapılmış sayıldığından, ticaret sicil memurlukları, kendilerine yapılan bu bildirimleri en geç on gün içinde Kuruma bildirmek zorunda olacaklar. İşyerinde, hizmet akdi ile sigortalı çalıştıran işveren, belirli sürelerde vermekle yükümlü olduğu işyeri bildirgesini düzenleyerek e-sigorta ile gönderecek. Tescili yapılacak işyerinde, hem ayın 1’i ile 30’u arasında, hem de ayın 15’i ila izleyen ayın 14’ü arasındaki çalışmalarına karşılık ücret alan sigortalıların bulunması durumunda, her iki çalışma döneminden dolayı iki ayrı işyeri bildirgesi düzenlenerek ayrı ayrı işyeri tescili yapılacak.

GENEL SAĞLIK SİGORTALISI SAYILANLAR
Genel sağlık sigortalısı sayılanlar; sigortalı veya isteğe bağlı sigortalı olarak tescil edildikleri tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı olacak ve ayrıca bir bildirime gerek olmaksızın genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilmiş sayılacak.

YEŞİL KART VERİLECEKLER
Harcamaları, taşınır ve taşınmazları ile bunlardan doğan hakları da dikkate alınarak, Kurumca belirlenecek test yöntemleri ve veriler kullanılarak tespit edilecek aile içindeki geliri kişi başına düşen aylık tutarı asgari ücretin üçte birinden az olan yurttaşlar, genel sağlık sigortalısı sayılacakları öngörüldü. Ancak Yasa’nın geçici 12’nci maddesi uyarınca, 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren iki yıllık süre içinde söz konusu hüküm uygulanmayacak.
Söz konusu madde gereğince, 3816 sayılı Kanun hükümlerine göre yeşil kart talebinde bulunan ve yeşil kart veren birimlerce anılan kanun hükümlerine göre yeşil kart verilmesi uygun görülmeyen kişilerden, tespit edilen aile içindeki kişi başına düşen gelir payının aylık tutarı; asgari ücretin üçte birinden asgari ücrete kadar olduğu tespit edilenler, 5510 sayılı Kanunun 82’nci maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarının üçte biri esas alınarak tescil edilecek. Söz konusu gelir payı tutarı, asgari ücretten asgari ücretin iki katına kadar olduğu tespit edilenler, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarı, asgari ücretin iki katından fazla olduğu tespit edilenler, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz günlük tutarının iki katı prime esas kazanç tutarı olarak esas alınıp tescilleri yapılacak.

İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIKLARI
İş kazası veya meslek hastalığının, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmesi durumunda, işveren Kuruma karşı sorumlu hale gelecek.

Kasıt; iş kazası veya meslek hastalığına işverenin bilerek ve isteyerek, hukuka aykırı eylemiyle neden olması hali olarak dikkate alınacak. Zarara neden olan eylemin bilinçli olarak yapılması kasıt için yeterli sayılacak, sonuçlarının istenip istenmemesi kastı ortadan kaldırmayacak.
İşverenin eylemi hukuka aykırı olmamakla birlikte, yaptığı hareketin hukuka aykırı sonuç doğurabileceğini bilmesi, ihmali veya ağır ihmali Kuruma karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmayacak.

İş kazası veya meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine Kanun uyarınca yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilecek.

İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınacak. Kaçınılmazlık, olayın meydana geldiği tarihte geçerli bilimsel ve teknik kurallar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesi durumu olarak tanımlanıyor. İşveren alınması gerekli bir önlemi almamış ise olayın kaçınılmazlığından söz edilemeyecek.

İş kazasının, belirtilen sürede işveren tarafından Kuruma bildirilmemesi durumunda, bildirim tarihine kadar geçen süre için sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği, Kurumca işverenden tahsil edilecek.

AKP’nin Halka Bayram Hediyesi SSGSS


AKP’nin halka bayram hediyesi SSGSS
Ercan Karakaya


Toplumun tüm itirazlarına rağmen bugün yürürlüğe giren SSGSS ile paran kadar sağlık hizmeti dönemi resmen başlıyor


Toplumun önemli bir bölümünün itirazlarına rağmen bugün yürürlüğe giren Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) ile sosyal güvenlik alanında yeni bir döneme giriliyor. Emeklilik yaşından, prim ödeme gün sayısına, sağlık alanında getirdiği değişikliklerle bir çok şeyi değiştirecek olan yasa, çalışma hayatında da bir çok yeniliği beraberinde getirecek. SSGSS’nin uygulamaya girmesiyle AKP’nin halka bayram hediyesi, geleceğin karartılması oldu. Dr. Osman Öztürk bugün yürürlüğe giren yasayla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Öncelikle bu yasa söylendiği gibi tüm toplumu kapsıyor mu?
Genel Sağlık Sigortası (GSS) isminden de anlaşılacağı gibi tüm toplumu kapsayacak bir sağlık sigorta sistemi olarak anlaşılıyor. Yasaya da baktığımız zaman tanım açısından gerçekten bütün nüfusu kapsıyor. Çalışanları, işverenleri, bağımsız çalışanları, kendisi prim ödeyenleri, Türkiye’de bir yıldan fazla ikamet eden yabancıları bile kapsıyor tanıma göre. Yasaya göre vatani görevini yapan er ve erbaşlarla, yabancı ülkede sigortalı olanlar veya Türkiye’de bir yıldan daha az süredir bulunanlar GSS’nin dışında kalacak. Diğerleri GSS’li olacak. Ama yasayı biraz daha derinden ve analitik okumaya başladığımızda işsizlerin işsizlik sigortası tarafından primi ödenecek deniyor ama işsizlik sigortasından yararlanamayan işsizler ne olacak bunun karşılığı yok. Türkiye’deki işsizlerin çoğu işsizlik sigortasından yararlanamıyor. Kayıt dışı çalışanlar, enformen sektörlerde çalışanlar nasıl GSS’li olacak diye baktığımızda bunların da aslında kapsama giremeyeceğini görüyoruz. Primini ödeyemeyen esnaflar, çiftçiler nasıl yararlanacak diye baktığımız da onların da aslında GSS dışında kalacağını görüyoruz. Son zamanlarda güncel olan, eskisinden farklı olarak 18 yaşını dolduran bekar kız çocukları eğer çalışmıyorlarsa (Eskiden yaşam boyuda olsa annelerinin babalarının sigortasından yararlanabiliyorlardı) GSS’den faydalanamayacaklar. Bu biçimiyle baktığımız zaman GSS’nin daha baştan kendi iddiasını yani genel olma, tüm toplumu kapsama iddiasını gerçekleştirmesi pek mümkün gözükmüyor. Onun için bunun adı Genel Sağlık Sigortası mı yoksa ‘Sınırlı Sağlık Sigortası mı’ hep birlikte göreceğiz.

Yasayı incelediğimiz zaman belirli maddelerin arasına sıkıştırılmış ‘İstisnai sağlık hizmetleri’ ‘otelcilik hizmetleri’ gibi tanımlamalar görüyoruz. Bunlar ne anlama geliyor?
Bu yasanın en önemli bölümü zaten az önce bahsettiğim tanım bölümleri değil. Tanımda kapsam ve içerik açısından özel bir sıkıntı yok. Düzgün uygulanırsa bütün hizmetleri verirsiniz. Kapsayacağı nüfus açısından sorun var ama onu da başka yollardan halledebilirsiniz fakat bu yasayla birlikte şimdiye kadar Türkiye’de sosyal güvenlik mevzuatında hiç olmayan bir takım ödemeler geldi. Sigortalıların şimdiye kadar parasız aldıkları bir takım hizmetler için artık para ödemesi gerekiyor. Bunların bir tanesi öğretim üyesi farkı. Öğretim üyesine şu anda da ücret ödeniyor ama o daha farklı koşullardaydı, şimdi sigorta mevzuatına girdi. Standardın üzerindeki otelcilik hizmetleri için belirlenen fiyatın üç katına kadar ücret istenecek ve bunlar az rakamlar olmayacak ve bütün vatandaşlardan istenecek. Otelcilik hizmeti nedir diye bakıyoruz, temizlik midir? Temizlik için hastanelerde standart olamaz herkesin odası temiz olmalı. Isıtma mı? Parasız hastanın odasının ısıtmasını kesmek olmaz. Yemek herkesin odasına getirilir. Belki burada olacak değişiklikler. Parasını ödeyemeyen kuru fasulye-pilav parayı veren portakallı ördek yiyecek. Çocuklar için nasıl olacak bunu tahmin etmek istemiyorum. Fakirin çocuğunun menüsü zenginin çocuğunun menüsü. Daha önemlisi kalacağınız odanın yatak sayısı. Eğer yetkililer ‘ben 4 kişinin kaldığı odanın parasını öderim, 2 kişinin, 1 kişinin kaldığı odanın parasını ödemem derse vatandaş çok para ödemek zorunda kalacak. İnsan vicdanını rahatsız edecek şeyler bunlar. Deniyor ki lüks hizmet istiyorsa karşılığını versin. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı hastaneye düşmüş dertleri var. Yardımı muhtaç tek kişilik bir odada kalması çok insani bir şey zaten o da mümkünse olur. Şimdiye kadar vardı bu daha fazla ihtiyacı olan, ameliyattan çıkan hastayı tek kişilik odaya koyardınız rahat olsun diye. Şimdi bunun normal bir talep olmadığı paran varsa bu hizmeti alabileceğin söyleniyor. Yine yasayla getirilen ‘istisnai sağlık hizmetlerinde’ yüzde 300’e kadar para alabilecek özel hastaneler. Nedir bu diye bakıyorsunuz; hayati tehlikesi olmayan ve alternatifi bulunan sağlık hizmeti diyor. Tıpta hiç okumadık böyle bir şey bize böyle bir şey öğretmediler. Nasıl yorumlanacak bilemiyoruz. Bir çok şey bu şeyin içine sokulabilir. Hangi hastalığın hayati olup olmadığını bilemezsiniz, diş apsesinden, nezleden insanlar ölebiliyor. O yüzden istismara çok açık bir şey. Bunu kullanarak da vatandaştan bir sürü para alacaklar. Bakanın ve bürokratların verdiği bir iki örnek var; safra kesesi ameliyatı eğer kapalı olursa para ödersin. Bir hekim olarak isyan edesim geliyor. Hasta bana gelecek diyeceğim ki; ‘Şu kadar para yatırırsan acısız kanamasız kapalı usul ameliyat ederim. Yarın çıkarsın, bir hafta sonra da istediğin gibi gezersin. Parayı yatıramazsan o zaman yukardan aşağı karnını keserim, 1 hafta yatarsın, 4 haftada evde yatarsın’ yani bu nasıl bir mantık anlayamıyorum. Bu AKP usulü bir şey herhalde ‘kes boşalt’. Böyle bir şey olmaz bu da çok gayri insani bir şey. Özel hastanelerde keza istisnai olsun olmasın bütün sağlık hizmetlerinden ek bir para alınacak. Bu da ilginç aslında. 2006’da çıkan yasa da yoktu, 2008’de konuldu. Ama yasanın propagandasını ‘hiçbir hak kaybı oymayacak’ diye yapmışlardı. Her yerde ‘vatandaş beş kuruş ödemeyecek’ dediler. Şimdi belirlenen ücretin yüzde 100’ü kadar para alabilecekler. Buna bir takım filtreler getirdiler. Tavanı Bakanlar Kurulu belirleyecek. Bu sene yüzde 30 belirlediler. İki ay sora bir genelgeyle tavanı en yükseğe çekebilirler. Özel sağlık sektörü Türkiye’de çok gelişti. Anadolu’da illerin hepsinde bir çok özel hastane kuruldu ve devlet hastanesinde verilmeyen bir çok hizmet özelde veriliyor ve hasta mecbur olarak özele gitmek zorunda kalıyor. Devlet hastanesinde o uzmanlık dalı yok ya da ameliyat yapılmıyor. Ya kalkıp İstanbul’a geleceksiniz ya da özele gideceksiniz o zamanda yüzde 100’e kadar para alınacak. Bunlar bugüne kadar olmayan ödeme biçimleriydi. Bu bakımdan bakınca hastalar için yük ve ek harcamalar yapılacak bir döneme giriliyor. Ödeyemeyenlerin ne yapacağı ise bilinmiyor. Göründüğü gibi hasta bir kısım sağlık hizmetini alamayacak bir kısmını da çok kötü koşullarda alacak. Daha önce bu ek ücret yoktu. Bakanlar Kurulu yüzde 30’da kısıtladı ancak özel hastaneler bu oranın yükseltilmesini istiyor ve yoksa ‘vatandaş iyi hizmet alamaz’ diyor. Bu nasıl bir şey? Sağlıkta kaliteli kalitesiz hizmet tartışması olabilir mi, bu mümkün mü? Ben bir hekim olarak bana gelen vatandaş para ödemedi diye ona kalitesiz hizmet verebilir miyim? Bu en büyük hekimlik suçudur. Parası hiç olmayana sağlık hizmeti vermemek anlamına geliyor bu.

1 Ekim’den sonra hastane kapılarında kimsenin kalmayacağı, parasını ödemedi diye kimsenin hastanede rehin kalmadığı bir dönem mi başlıyor yoksa bunlar daha da yaygınlaşacak mı?
Ağustos sonunda GSS ile ilgili bir yönetmelik yayınlandı. Kanuna yönetmeliğe bakıyorsunuz uygulama konusunda ayrıntılı bir tanım yok. Şimdi tebliğ çıkacak orada göreceğiz. O yüzden ayrıntı düzenleme önemli olan. Onlar hala belirsiz. Ama gözüktüğü kadarıyla 1 Ekim’den sonra her şeyin kötüye gideceğini yada iyiye gideceğini söyleyemeyiz. Ama daha uzun sürede baktığımızda herkes her istediği sağlık hizmetini almayacak. Şimdi rehin kalma diye bir şey olmayacak çünkü hastaneye giremeyecek. Çünkü girişte bakılacak primi ödenmiş mi, prim borcu var mı ona göre alınacak. Asıl sıkıntı GSS’nin kendi iddialarını gerçekleştirecek gibi gözükmüyor. 60 yıldır bu ülkede sağlıkta sorunları çözülecek deniyor. Bu hükümette bunu söyledi. Her şey düzelecek dedi. Şimdi göreceğiz ama benim gördüğüm kadarıyla hiçbir şey düzelmeyecek. Tersine bahsettiğim ilave ücretle sınırlamaları yaşayacağız. Muhtemelen yüzde 30 katılım payı yerel seçimlerden sonra yukarı çekilecek.


Son olarak anlattıklarınız üzerinden bu yasa kimin yasası diyebiliriz?
En temel olarak yasanın mantığında şöyle bir sıkıntı var. Türkiye’de daha önceden sosyal güvenlik kurumları sağlık hizmetlerini iki biçimde veriyordu. SSK kendi hizmetlerini veriyordu. Emekli Sandığı ve Bağ-Kur çok ihtiyaç duyduğu hallerde özel hastanelerden hizmet alıyordu ama genel olarak devlet hastaneleri ve üniversite hastanelerinden hizmet alıyordu. Bu nedenle sigortalar kamu sağlık kurumlarını muhatap alıyorlardı. Bu yasaya göre kamu ve özel sağlık sektörü eşit duruma geldi. Ortada bir havuz var ve herkesin primiyle ve katılım payıyla doluyor ve kamu hastanesi de özel hastane de o havuzdan hizmet vererek parasını alıyor.


Aslında yarış başladı. Piyasa koşullarında kamu ve özel arasındaki yarışın sonucu bellidir. Kamu sektörünün piyasa koşullarında yarışmayı kazanma şansı o bildik hikayedeki kaplumbağanın şansı kadar bile değildir. Ortada o kadar büyük para varken tavşan uyumaz. Özel sağlık sektörü kendi politikalarıyla daha öne geçecek daha da büyüyecek. Bu koşullarda kamu daha da gerileyecek. Vatandaş artık özel sağlık sektörünün karşısında yalnız başına kalacak. Bunu hep birlikte yaşayacağız. Bu işlerden kârlı çıkan özel sağlık şirketleri olacak.
Zaten yasa çıkmadan önce de AKP’nin 6 yıllık iktidarında özel sağlık sektörü 80 yılda bu kadar hızlı gelişmemişti. 80 yıldaki gelişmeyi 2’ye katladı. Bunların içinde kim daha çok kazanıyor iktidara yakın olan kazanıyor. Bunun gerçek kazananı ilaç şirketleri, çünkü yasa ilaç tüketimini artıracak. Türkiye’de giderek yabancı ortaklara giren özel sağlık sektörü kazançlı çıkacak. Muhtemelen bir süre sonra bu özel hastaneler zincirler kurup yabancı ortaklıklar kuracaklar. Hekimlikle ilgisi olmayan yatırımcı, girişimci; nalburluğu, inşaatçılığı bırakıp özel hastane açtılar. Tek kazanan onlar olacak. (İstanbul/EVRENSEL)



Harcamaları ceplerinden karşılayacaklar
Yasaya göre primini ödeyenler, bütün sağlık hizmetlerinden ücretsiz olarak yararlanabilecekler mi?
Dünyadaki GSS uygulamalarında en çok karşılaşılan sorunlardan birisi az önce bahsettiğim nüfusun tamamını kapsamamasıdır. İkincisi de nüfusun geniş bir kesimini kendi şemsiyesi altına alsa, kapsasa bile sağlık harcamalarının tamamını veya önemli bir bölümünü karşılamamasıdır. Güney Kore’de bunu bir örneği var. 2002 yılında yapılan bir çalışmada nüfusun yüzde 97’si GSS kapsamında. Ama sağlık için yapılan harcamalara baktığımız zaman yaklaşık yarısını GSS karşılıyor, yarısını vatandaş kendi cebinden yapıyor. Türkiye’de yasaya baktığımızda mevcut Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK’da ne tür sağlık hizmetleri veriliyorsa GSS’ye de bunlar konuldu. Yani estetik amaçlı yapılan cerrahi girişimler bunun dışında tutuldu. Sağlık Bakanlığı’nın tıbbi hizmet veya ürün olarak tanımlamadığı işler kapsam dışında tutuldu. Birde yabancı ülke sigortalılarından eğer tespit edilen bir hastalığı eskiye dayanıyorsa ‘kapsam dışıdır’ denildi. Üçüncüsü belki tartışılır ama ilk ikisinde tartışılacak bir şey yok. Baktığımız zaman yasaya tanımlandı ama bu nasıl hayata geçirilecek. Yasada bir madde var 64. madde. Bütün bu tanımlanan sağlık hizmetlerinden hangilerinin ne zaman ne miktarda verileceğini kurum belirleyecek. Bir diğeri ise aslında bütün bu GSS dahil olmak üzere yapılanlar hükümetin sağlık reformu dediği paketin bir parçası. GSS bunun bir ayağı. Asıl geniş paket Sağlıkta Dönüşüm Programı. Oraya baktığımızda şunu görüyoruz; GSS kurulacak bir temel teminat paketi belirlenecek onun dışında kalanları ya cebinden ya özel sigortayla ödeyecek. Bu durumda eğer kurum sağlık hizmetlerinin verilme süresini, miktarlarını, biçimlerini, ödemelerini belirleme yetkisini bir biçimde kullanacak olursa bir çok hastalığın GSS’nin dışına çıkması söz konusu olacak. Yasa böyle değil ama buna açık. Uygulamada göreceğiz. O zaman GSS değil olsa olsa ‘Asgari Sağlık Sigortası’ diyebiliriz. Yani siz prim ödeseniz bile GSS kapsamında bütün hizmetleri alamayacaksınız. Cebinizden para ödeyeceksiniz. Yarın Sosyal Güvenlik Kurumu bir çok hizmeti dışarıda tutuyorum diyebilir. O zaman GSS değil Asgari Sağlık Sigortasına dönüşme tehlikesi var. Keza 2006’da çıkan 5510 sayılı yasada yoktu. Nisan 2008’de çıkan yasaya bir madde konuldu çok ilginç bir madde. Özel sağlık sigortası tamamlayıcı veya destekleyici özel sağlık sigortalarının nasıl olacağı ve işleyeceğine dair Hazine Müsteşarlığı tarafından kurumun görüşü alınarak bir düzenleme yapılacak. Buradan anlıyorsunuz ki GSS tüm harcamaları kapsamayacak. Yoksa neden özel sigorta koymuşlar. O açıdan da bakınca GSS değil ‘Özel Sağlık Sigortası’. Buralara doğru evrilme tehlikesi var ve burada yasal bir koruma yok da yok.

Asgari Ücretin Üçte Biri Geliri Olana Yeşil Kart Yok


Asgari ücretin üçte biri geliri olana yeşil kart yok
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), ekim başında yürürlüğe girecek Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’na açıklık getirmek için 15 tebliğ yayınladı.


Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), ekim başında yürürlüğe girecek Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’na açıklık getirmek için 15 tebliğ yayınladı.
Buna göre genel sağlık sigortalısı sayılanlar, sigortalı veya isteğe bağlı sigortalı olarak tescil edildikleri tarihten itibaren genel sağlık sigortalısı olacak ve ayrıca bir bildirime gerek olmaksızın genel sağlık sigortalısı olarak tescil edilmiş sayılacak.

Yeşil karttan ancak asgari ücretin üçte birinden az olanlar yararlanabilecek. Bu hüküm, yasanın yürürlüğe gireceği 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren iki yıllık süre içinde uygulanmayacak.
İş kazası veya meslek hastalığının, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmesi durumunda, işveren kuruma karşı sorumlu hale gelecek.

Zarara neden olan eylemin bilinçli olarak yapılması kasıt için yeterli sayılacak, ancak işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınacak. Kaçınılmazlık, olayın meydana geldiği tarihte geçerli bilimsel ve teknik kurallar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen iş kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesi durumu olarak tanımlanıyor.

Tebliğler arasında “hizmet borçlanması” kapsamında olan süreler de belirlendi: Kadınlar için doğumdan sonra geçen iki yıllık süre, askerlik, doktora ve uzmanlıkta geçen süreler, kamuda aylıksız izinler, avukatlık stajı, kamuda görevindeyken tutuklanan ve dava sonucunda beraat edenlerin geçirdiği süre, grev ve lokavtta geçen süreler, hekimlerin fahri asistanlıkta geçen süreleri, seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin, istifa ettikleri tarih ile seçimin yapıldığı tarihi izleyen ay başına kadar açıkta geçirdikleri süreler.

Şartlarla dolu
İsteğe bağlı sigortalı olabilmek için da 18 yaşını doldurmuş olma, yasaya tabi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmama veya bir hizmet akdi ile sigortalı olarak çalışmakla birlikte, ay içinde 30 günden az çalışmak ya da tam gün çalışmama, kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olma koşulları aranacak. SSGSS ile bankalar ve kamu idareleri ile diğer kuruluşların, işlem yaptığı kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etme ve buna dayanarak işlem yaptığı kişilerin kimlik bilgilerinin kuruma bildirilmesi yükümlülüğü de düzenleniyor. (Ankara/ANKA)